Normal view MARC view ISBD view

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Türkiye'de olağanüstü hal rejimi pratiği ve anayasa şikayetine etkisi / Prof. Dr. Sevtap Yokuş.

By: Yokuş, Sevtap [yazar.].
Material type: materialTypeLabelBookSeries: Seçkin Yayıncılık Hukuk no: 1742.Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2017Edition: Birinci baskı: Mart 2017 (Ankara).Description: 295 sayfa; 24 cm.Content type: text Media type: unmediated Carrier type: volume ISBN: 9789750242328 .Subject(s): Human rights -- Turkey | İnsan hakları -- Türkiye | War and emergency legislation -- Turkey | Savaş ve olağanüstü hal mevzuatı -- Türkiye
Partial contents:
Türkiye'de olağanüstü rejimin normatif çerçevesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile oluşturulan standartların Türkiye'de olağanüstü hal rejimine yansıması - Türkiye'de AİHS temelinde anayasal-yasal dönüşüm çabaları ve AİHS ile çevrelenen anayasa şikayeti yolu.
Summary: Askeri Darbenin zihni kalıplarıyla hazırlanan 1982 Anayasası, yürürlüğe girişinden bugüne kadar geçirdiği tüm değişikliklere rağmen, olağanüstü rejime ilişkin hükümleri ile daha da derinleşen otoriter ruhundan kurtulamadı. Geçirdiği değişiklikler kapsamında Anayasa'nın, olağanüstü rejimi hukuk dışına çıkaran, yargı muafiyeti getiren düzenlemelerine hiçbir şekilde dokunulmadı. Anayasa ve diğer ilgili mevzuat, olağanüstü halde yargısal denetim yollarını kapatan hükümleriyle, doğrudan iç hukuk yollarını tüketmeyi engellediği için geçmişte, Türkiye'nin Olağanüstü Hal Bölgesi'nden yoğun bir şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvuruların çoğu, iç hukuk yollarını tüketme koşulunu yerine getirmeden yapıldı. Bu şartlarda önüne gelen başvurular bakımından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi organları, iç hukuk yollarını tüketme koşulunun aşılmasını sağlayan kabuledilebilirlik kararlarını verdi. Bu kararlar yoluyla, olağanüstü rejime ilişkin kriterleri içeren sözleşme sistemi, Türkiye'de, olağanüstü rejim açısından doğrudan uygulanma özelliği kazandı. Son zamanlarda, tüm ülkede uzatılan olağanüstü rejim ve uygulaması, Anayasal düzen açısından demokratik yönelimi ortadan kaldıran bir etki yarattı ve bir kez daha Anayasa'nın otoriter yüzünü belirgin kıldı. Anayasa şikayeti yoluyla, hak ve özgürlükleri koruma işlevini daha etkili biçimiyle üstlenen Anayasa Mahkemesi, bu işlevi gerçekleştirmenin çok uzağında kaldı. Olağanüstü rejim uygulamalarından kaynaklı hak ihlallerinde, ulusalüstü korumadan yararlanmak için anayasa şikayetinin bir iç hukuk yolu olma özelliğini sürdürüp sürdüremeyeceği, Türkiye'nin başlıca güncel hukuksal tartışma konularından biri oldu. -- Arka kapak.
Tags from this library: No tags from this library for this title. Log in to add tags.
    average rating: 0.0 (0 votes)
Item type Current location Collection Call number Status Date due Barcode
Book Book Merkez Kütüphane
Genel Koleksiyon / Main Collection
Genel Koleksiyon KKX3709 .Y65 2017 (Browse shelf) Available 0056410

Dizin vardır.

Bibliyografik bilgi içerir (sayfa [277]-292).

Türkiye'de olağanüstü rejimin normatif çerçevesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile oluşturulan standartların Türkiye'de olağanüstü hal rejimine yansıması - Türkiye'de AİHS temelinde anayasal-yasal dönüşüm çabaları ve AİHS ile çevrelenen anayasa şikayeti yolu.

Askeri Darbenin zihni kalıplarıyla hazırlanan 1982 Anayasası, yürürlüğe girişinden bugüne kadar geçirdiği tüm değişikliklere rağmen, olağanüstü rejime ilişkin hükümleri ile daha da derinleşen otoriter ruhundan kurtulamadı. Geçirdiği değişiklikler kapsamında Anayasa'nın, olağanüstü rejimi hukuk dışına çıkaran, yargı muafiyeti getiren düzenlemelerine hiçbir şekilde dokunulmadı. Anayasa ve diğer ilgili mevzuat, olağanüstü halde yargısal denetim yollarını kapatan hükümleriyle, doğrudan iç hukuk yollarını tüketmeyi engellediği için geçmişte, Türkiye'nin Olağanüstü Hal Bölgesi'nden yoğun bir şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvuruların çoğu, iç hukuk yollarını tüketme koşulunu yerine getirmeden yapıldı. Bu şartlarda önüne gelen başvurular bakımından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi organları, iç hukuk yollarını tüketme koşulunun aşılmasını sağlayan kabuledilebilirlik kararlarını verdi. Bu kararlar yoluyla, olağanüstü rejime ilişkin kriterleri içeren sözleşme sistemi, Türkiye'de, olağanüstü rejim açısından doğrudan uygulanma özelliği kazandı. Son zamanlarda, tüm ülkede uzatılan olağanüstü rejim ve uygulaması, Anayasal düzen açısından demokratik yönelimi ortadan kaldıran bir etki yarattı ve bir kez daha Anayasa'nın otoriter yüzünü belirgin kıldı. Anayasa şikayeti yoluyla, hak ve özgürlükleri koruma işlevini daha etkili biçimiyle üstlenen Anayasa Mahkemesi, bu işlevi gerçekleştirmenin çok uzağında kaldı. Olağanüstü rejim uygulamalarından kaynaklı hak ihlallerinde, ulusalüstü korumadan yararlanmak için anayasa şikayetinin bir iç hukuk yolu olma özelliğini sürdürüp sürdüremeyeceği, Türkiye'nin başlıca güncel hukuksal tartışma konularından biri oldu. -- Arka kapak.

This software was implemented, installed by Devinim Software Training Consulting .